Followers

Tuesday, August 21, 2012

13. ve 14. Yüzyıl İtalyan Sanatsal Akımı Dolce Stil Novo’nun İtalyan Şair Dante Alighieri ve Divan Edebiyatı Şairi Fuzuli’deki Etkileri

CPLT 362
İtalyan Edebiyatı ve Kültürüne Giriş II

Öğretim Görevlisi
Ayşen TIRLI

2012 Yaz




          

Dolce Stil Nuovo Akımı- Tatlı Yeni Stil
     13. ve 14. yüzyılda, özellikle Floransalı şairler tarafından halk dilinin soneler, kanzoneler ve balatlarda kullanılmasıyla, kadını ve aşkı ruhani ve idealleştirilmiş bir şekilde işleyen romantik bir akımdır. Bolonyalı şair Guido Guinizelli bu akımın öncüsü olarak kabul edilir ve
 bu akımın en kayda değer şairleri ise Guido Kavalkanti ve Dante Allighieri’dir (özellikle de lirik eserlerinde). Bu akımın diğer ikincil değerdeki şairleri de Cino da Pistoia, Lapo Gianni, Gianni Alfani ve Dino Frescobaldi’dir (Encyclopædia Britannica (çeviri), 2012)
     Dolce Stil Novo akımının gelişmesinde birçok etki rol oynamıştır. Bunlardan bir tanesi, Fransa’nın Provence şehrindeki troubadourların,  yani Fransız ozanlarının, şiirlerinde mevcut olan, İngilizcesi “Courtly Love”,  Türkçe’si ise “Nazik Aşk” olan aşk teması geleneği, ayrıca İtalyan soneleri ve kanzonelerinde evrilen şiirsel formudur. Bu akımı etkileyen diğer unsurlar ise Asisili Azis Françesko ve müritlerinin sade yaşamları ve tasavvufi yanları, İtalya’da halk dilini ilk defa kullanan ve Province’te  (Fransa) kullanılan formlardan yola çıkarak sone ve kanzoneleri bulan 13. yüzyıl  Sicilya Okulu’nun şairleri; Thomas, Plato ve Aristoteles’in felsefi öğretileridir (Encyclopædia Britannica (çeviri), 2012).
     Dante’nin ve Cavalcanti’nin dehası bu akımı en verimli seviyeye çıkartmıştır. Dante Il Convivio “Şölen” ninde şiire olan aşkı için özellikle tatlı ve ezgisel bir dil ve Beatrice için yazılmış olan lirikleri La Vita Nuova’da (Tatlı Hayat) iç içe olması başarısını en üstün biçimde kanıtlamaktadır. Dante’nin aşk kavramı oldukça coşku doludur: Beatriçe hayatta olmasına rağmen dünyevi bir varlık olma ötesinde resmedilmiş ve ölümünden sonra ona ise La Divina Commedia’da kutsal rehber görevini bahşetmiştir (Encyclopædia Britannica (çeviri), 2012).
     Dante’nin Beatriçe’ye beslediği ve Dante’yi sarıp sarmalayan kutsal aşkı, Cavalcanti  her nedense duygusal açıdan karmaşık ve sıklıkla ızdırap dolu liriklerinde farklı bir biçimde ifade eder. Ancak karmaşık aşkların şairi Cavalcanti, Dolce Stil Nuovo akımı en güzel örneklerle katkıda bulunmuştur. Örneğin, sonelerinden birinde şöyle başlar: ” Gelişiyle tüm bakışları üzerinde toplayan ( bu kadın) da kimdir böyle?” Cavalcanti, aşkın doğasını inceleyen, en meşhur ve zorlu Dona mi Prega (Bana Yalvaran Kadın) adlı  kantonenin de yazarıdır ki bu eserde Cavalcanti, aşkın, bir erkeğin, hayalindeki o kusursuz kadına denk gelen bir kadınla karşılaştığı vakit hayat bulduğunu ve o “denkliğin” varlığını sürdürmeyi bıraktığı vakit de bittiği ilerisss sürer (Encyclopædia Britannica (çeviri), 2012).

     Yeni Akımcıların etkisi kendi zamanlarının ötesine taşmış ve Petrark, Lorenzo de’ Medici ( ki bilinci bir şekilde onları taklit etmiştir), Michelangelo, Pietro Bombe, Torquato Tasso, Dante Gabriel Rosetti ve Ezra Pound’u etkilemiştir (Encyclopædia Britannica (çeviri), 2012).

Dante ve Tatlı Yeni Akım
     Bilindiği üzere Guido Guinizelli tarafından yaratılmış olan Dolce Stil Novo akımının özünde, kadına duyulan aşk bilinenin ötesindedir. Dünyevi aşk olmaktan çok ulvidir. Bu akımda kadına duyulan aşkta kadına kavuşmaktan çok, aşık olan erkeğin kadına olan aşkından mest olması ve kadının aşkından yola çıkarak tanrısal aşka ve güzelliği ulaşması esastır.
     Guinizelli’ye büyük hayranlık besleyen ve İtalyan şairlerinin en muhteşemi olan Dante Alighieri de ilk kitabı olan La Vita Nuovo’yu (Yeni Hayat) bu yeni akımın etkisinde kalarak yazmıştır. Bu lirikle harmanlaşmış hikâye tarzı nesir türünde Dante, kendisinin hayalindeki ideal sevgili olan Beatriçe’yi betimlemektedir (Benvenuti, 2012).
     Aşkın; bedensel, ruhani ve duygusal boyutlarının karışımı La Vita Nuovo’yu kendi zamanımızdan oldukça farklı bir zamanın ürünü olarak gösterir. Bugün, genç bir adamın bir kadına âşık olmaktan bahsedebildiği veya basitçe ona olan arzularını kolaylıkla dile getirebildiği yerde Dante de, kendisinin Beatriçe ile karşılaşmasını “aşk merdiveninde bir basamak yükselmeye” benzetmektedir, tıpkı Plato’nın dediği gibi: (Aşk) bedenle başlar ve ulvi bir hayâl olarak sona erer.

     Dante, Beatrice’ye olan saf aşkını bu şekilde dil getirmektedir:

Tell her: "My lady, this one's heart has stayed
so true and undeterred,
to serve you each thought pressed him with its seal:
from his first years he was yours; he's never strayed."
If she won't take your word,
tell her: "Ask Love, who knows the truth for real."
And finally present this meek appeal:
that if I've bored her with my alibi,
she tell me through an envoy I should die,
and I'll obey—a servant's paragon. (“Vita nova”)

Söyleyin ona:” Leydim, hizmet etmek için sana
 bu kalp öyle saf ve temiz kaldı ki ve de azimli,
her düşünce bastırdı onu kilidiyle:
senin olduğu ilk yıllarından beri hiç görmedi gözü başkasını.”
Ola ki sözüme inanmazsa,
Söyleyin ona: “Aşka sor, o ki gerçeği özünü bilendir.”
Ve son olarak iletin (kendisine) şu küçücük ricayı :
Eğer ki sıkmışsam kendisini mazeretlerimle,
Bir elçiyle haber etsin bana ölmemi,
ve ben de itaat edeyim— bir hizmetkarın erdemi.

     Yukarıdaki dizelerde de olduğu gibi Dante, Beatrice o kadar alışılmışın dışında sevmektedir ki sevgisini ona hizmet ederek göstermek istemektedir. İki kişinin arasında yaşanan klasik aşkta amaç iki sevgilinin tensel olarak birbirlerine kavuşması mevzu iken Dante, Beatrice’ye hizmet etmek için yanıp tutuşmakta ve bu hizmete layık olmak için ise kendisini (kalbini) sürekli temiz tutma çabası içerisindedir. Böylelikle Dante, sevgilisine yüklemiş olduğu o semavi özelliğine layık olabilecektir. Şiirin devamında ise Dante, Beatrice’ye olan aşkında o kadar samimidir ki hiçbir şeklide başkalarına bakmamıştır. Oyle ki onun saflığının tek şahidi de aşkın kendisidir ve dediği gibi gerçeği bilen de Aşk’tır. Dante, sözlerinin Beatrice’yi sıkmasından da endişe duymaktan da geri kalmaz ve bu durum kendisini üzer. Dolayısıyla Beatrice’ye kendisini sıkması durumunda yapmış olduğu hataya karşılık kendi hayatından vazgeçebileceğini de dile getirmektedir. Ve son olarak da bu isteği tıpkı efendisinin sözüne sadık bir hizmetkar gibi yerine getireceğini söyler.
Fuzuli ve Yeni Tatlı Akım
    Daha önceden anlatıldığı gibi İtalya’da büyük etki yaratan Dolce Stil Nuovo akımı, etkisini Divan Edebiyatı’nda da sıklıkla göstermektedir. Kadını en güzel ve saf bir biçimde tasvir eden bu akımın Divan Edebiyatı’ndaki en güçlü temsilcilerinden bir tanesi de Fuzuli ve onun 1535’te yazmış olduğu Leyla ile Mecnun adlı mesnevisidir. Fuzuli, Mesnevî tarzına ve Türk diline yenilik getirmiştir (http://tr.wikipedia.org). Leyla ile Mecnun’da herkesce bilindiği gibi birbirine kavuşamayan iki sevgilinin hikâyesi anlatılmaktadır:

          Ya Râb bela-yı aşk ile kıl aşina beni
          Bir dem belâ-yı aşktan etme cüdâ beni
          Az eyleme inâyetini ehli derdden
          Yani ki çok belâlara kıl mübtelâ beni
          Oldukça ben götürme belâdan iradetim
          Ben isterim belâyı çü ister belâ beni
          Gittikçe hüsnün eyle ziyâde nigarımın
          Geldikçe derdine beter et müptelâ beni
          Öyle zaîf kıl tenimi firkatinde kim
          Vaslına mümkün ola getürmek saba beni
          Nahvet kılıp nasib fûzûlî gibi bana
          Ya râb mukayyed eyleme mutlak bana beni...(”Leylâ ve Mecnûn”)
Açıklaması:
Ya rab, beni aşk belasıyla tanıştır,
Bir an olsun bile beni aşk belasından ayrı düşürme.
Dert ehlinden iyiliğini eksik etme,
yani beni çok fazla belaya müptela et.
Ben yaşadıkça beni beladan ayırma, dileğim budur.
Ben belayı, onun beni istediği için isterim.
Sevgilimin güzelliğini gittikçe daha çok arttır.
O'nun derdine düştükçe beni de daha beter et.
Yokluğunda bedenimi öyle hafif yap ki,
Sabah rüzgarı bile beni ona kavuşturmaya yetsin.
Ya rab, bana fuzuli gibi kibir verme ve beni asla kendimle bırakma.

     Yukarıdaki dizelerde de anlatıldığı üzere Mecnun, Leyla’ya Dante’nin Beatrice’ye olduğu gibi küçüklükten beri âşıktır; ancak bu aşk onlar için amansızdır. Zira ailelerin bu iki gencin birbirlerine kavuşmalarını istemezler. Aşkı gitgide alevlenen Mecnun, gün gelir kendini çöllere vurur Leyla’sını aramak için. Bunu duyan Leyla ise Mecnun’u bulur; ancak Mecnun’nun Leyla’la ile başlayan aşkı artık semavileşmiştir ve Leyla’yı tanıyamamasına sebep olmuştur. Bunu dayanamayan Leyla kısa bir süre sonra ölür ki, bu Leyla’nın Mecnun’nun istediği aşk biçimine yani semavi aşka dönüşmesi demektir. Plato’nun dediği gibi, “Aşk bedende başlar, kutsal bir hayal olarak da sona erer.”

Referanslar

Benvenuti. (2012, March 24).13th and Early 14th Centuries .Retrieved July 23, 2012 from http://italy1.com/literature/
Dante. “La Vita Nova.” Poetry Daily. Co-Editors Don Selby and Diane Boller, 2011. Web. Retrieved July 23, 2012 from http://poems.com/special_features/prose/essay_frisardi.php
Dolce Stil Nuovo. (2012). In Encyclopædia Britannica. Retrieved July 23, 2012 from http://www.britannica.com/EBchecked/topic/168115/dolce-stil-nuovo
Kirsch, A. (2012, June 11). Vita Novo. University Presses. Retrieved July 23, 2012 from http://bnreview.barnesandnoble.com/t5/University-Presses/Vita-Nova/ba-p/8091
 Leyla ile Mecnun. (2012, July 19). In Wikipedia, The Free Encyclopedia. Retrieved July 23, 2012 from http://tr.wikipedia.org/wiki/Leyl%C3%A2_ile_Mecnun
Leyla ile Mecnun. (2007). Türk Dili ve Edebiyatı. Retrieved July 23, 2012 from http://www.turkceciler.com/kitap_ozetleri/leyla_ile_mecnun.html
 Simpson, D. L. (1998) Chivalry and Courtly Love. Retrieved July 23, 2012 from http://condor.depaul.edu/dsimpson/tlove/courtlylove.html
Sweet New Style: Terrace 6, Purgatorio 24(n.d.) .Retrieved July 23, 2012 from http://danteworlds.laits.utexas.edu/textpopup/pur2401.html
The Italian Conzone. (n.d.)Dante Allighieri, Francesko Petrarch, Giovanni Boccacio (The sculptures). Retrieved July 23, 2012 from http://www.webexhibits.org/poetry/explore_obscure_canzone_background.html

No comments: