Followers

Monday, February 18, 2013

Torquato Tasso (Sorrento,1544- Rome,1595)


YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ

FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ
İNGİLİZ DİLİ VE EDEBİYATI
CPLT 363

RÖNESANS İTALYASINDA
SANAT VE EDEBİYAT

[March 11, 1544, Sorrento, Kingdom of Naples (Italy)— April 25, 1595, Rome]

Burçin HASANOĞLU

Öğr. Gör. Ayşen ARINÇ

2012 GÜZ

Torquato Tasso Kimdir?
     Britannica internet ansiklopedisinde (2013) de belirtildiği üzere Bernardo Tasso (1544-1595), hem bir saray görevlisi hem de bir şair olan Bernardo Tasso’nun oğludur. Ne yazık ki, çocukluğu, ailesinin geçirmiş olduğu talihsizliklerden dolayı oldukça kötü geçmiştir. Babası, 1552 yılında Salerno Prensi’nin peşinden sürgüne gitmiş, ailesinin mal varlığına el konulmuş,  1556’da annesi vefat etmiş(Tasso 12 yaşındayken) ve ölümünden sonra kalan mirası için ardı sıra gelen davalarla uğraşmak zorunda kalmıştır.  Tasso, 1554 yılında Roma’ya babasının yanına, iki yıl sonra da Urbino Dükü’nün oğluyla eğitim göreceği yer olan Urbino’ya g itmiştir. Evvelce hayal dünyası Haçlı Seferleri hikâyeleriyle dolup taşmakta olan Tasso, 1558’de Türklerin Sorrento’ya saldırdıkları haberi ile sarsılmıştır zira Tasso’nun kızkardeşi Cornelia, bu baskınının yaratmış olduğu katliamdan kıl payı kurtulabilmiştir.
          Takip eden yıllarda Venedik’te bulunduğu vakit, Tasso (15 yaşında),  Gerusalemme (Kudüs)  adlı  (1099’da Küdüs’ün Türklerin işgalinde kurtuluşu)  ilk Haçlı Seferi hakkında epik türünde, ottava rima nazım şekli bir şiir yazmaya başlamıştır (11 heceden oluşan 8 kıtalık İtalyan nazım şekli). Kısa bir süre sonra, muhtemelen kendisini tarihsel epik yazacak kadar deneyimli olmadığını fark ederek çalışmasını bırakmış ve konusu “şövalyelik” olan konular hakkında yazmıştır.  Böylece 1562’de Rinaldo adlı eseri ile şiir alanındaki dâhiliğini değil de teknik alandaki becerisini sergilemiş oldu (18 yaşında).
          1560 yılında hukuk alanında çalışması için Padua’ya gönderildi ve orada hem insan hakları savunucusu (hümanist) hem de eleştirmen olan ve rehberliğinde Aristoteles’in  Poetics adlı eserini çalışacağı Sperone Speroni ile tanıştı. Muhtemelen o vakitlerde Yunanistan’da İÖ 4. yy’da yaşamış olan Aristo tarafından ileri sürüldüğü varsayılan kuralların kendi tarafından kısmi olarak kabul edilişini anlatan Discorsi dell’arte poetica ( Şiir Sanatı Üzerine Konuşmalar- Treatise on the Art of Poetry )  adlı eseri yazmaya başladı ( Örneğin, Tasso eylemlerin bütünlüğünün, bölümlerin çeşitliliğini dâhil etmemesi gerektiğini (fikrini) sürdürmüştür (43 yaşında).(For instance, Tasso maintained that unity of action should not exclude a variety of episodes.)
     1565’te Tasso (21 yaşında), Luigi’nin hizmetine girdi ve sık sık Ferrara Dükü 2. Alfonso’nın sarayını ziyaret etti. Sarayda, kendilerine en zarif lirik şiirlerini yazdığı dükün kız kardeşleri Lucrezia ve Leonara ‘nın himyesinin keyfini sürdü. 1569’da babası vefat etti ( Tasso 24 yaşında).  Ertesi yıl Lucrezia, Ferrara kentini terk etti ve Tasso, kardinali Paris’e kadar takip etti. Orada şair arkadaşı Fransalı Pierr Ronsard ile tanışmış oldu. 1571’de Ferrara şehrine döndüğünde dükün saray mensuplarından biri oldu (27 yaşında),  ve kendisini yoğun olarak şiir yazmaya adadı. 1573’te pastoral bir drama olan ve Arkadya’nın liriksel boyutta ilham veren resminin, duyguları harekete geçiren suni kırsallık geleneğinin ötesine geçen L’Aminta (1573’te sahnede sergilendi; 1581’te basıldı) adlı eserini yazdı. L’Aminta’nın edebi tonu dramatik olmaktan çok liriktir. Oyun, uzun bir arayışın sonunda Silvia aldı sevgilisine kavuşan çoban Aminta’nın resimsel betimlemeleri müthiş bir duygu inceliğiyle sunar. Oyun, Tasso’nu,n Ferrara kentindeyken zevkini sürmüş olduğu saray yaşamanın kendisine yaşatmış olduğu geçici mutluluğun idealleştirilmesini yansıtır.
     Tasso (31 yaşında), 1575’te Ferrara kentinde kaldığı sürezarfında  üzerinde uzunca bir süre çalıştığı şaheseri Kurtarılmış Kudüs ( Gerusalemme Liberata)  tamamladı. Tasso, bu epik şiirinde, Askalon Savaşı ve Küdüs’ün fethi ile sonuçlanan ilk Haçlı Seferi’nin son aylarında Bouillonlu Godfrey yönetimindeki Hristiyan ordusunun yaptıklarını anlatmaktadır.  Şiirin başlıca tarihsel olaylar dizisi yanında, Tasso; şiire, keyfi hayal gücünü ve lirikselliğini özgür bir biçimde ifade edebileceği birkaç hayali bölüm eklemiştir. Bu bölümlerden en önemlisi ise son savaştaki belirleyici katılımından dolayı pişmanlık duyan, içinde isyanını da barındıran, sevgilisi Saraceli Armida olan İtalyan kahraman Rinaldo’nun hikâyesidir. Tasso ayrıca bir hikâye daha eklemiştir. Bu hikâyede, savaşta istemeden sevgilisi Saraceli güzel Clorinda’yı öldüren, Antakya Prensesi Erminia’ya tutkusu olan İtalyan kahraman Tancred’in hikâyesi ve Küdüs kralı Aladino’nun lehine çalışan doğaüstü güçlerin müdahalesinin anlatıldığı hikâye mevcuttur.   
          Tasso’nun Liberata’yı yazmadaki amacı, içinde bulunduğu çağın ahlaki amaçlarıyla kendisinin sahip olduğu yoğun duygusal arzuları arasında ve Rönesans bilginleri tarafından konulan resmi kuralların getirmiş olduğu koşullar ile kendi içindeki liriksel fantazisinin yaratmış olduğu dürtü arasında bir denge oluşturmaktır. Tasso, önemli tarihsel olayların sarsılmaz, katı temellerine daha önce belirtilen romantik ve dingin bölümler ekleyerek yaratıcılığı ve tarihsel gerçekleri bir araya getirmeyi başarmıştır. Bu bölümler, şiirin hali hazırda sahip olduğu liriksel çekiciliğe katkı sağlamıştır.
     Epik eserinin şiirsel anlamda yeni olduğu gerçeğinin farkında olan Tasso, şirinin bir grup eleştirmen tarafından gözden geçirilmesi için Roma’ya gitmiştir. 1576’te Ferrara şehrine geri gelmesiyle (Tasso 32 yaşında iken) hem böyle bir otoriteye karşı çıkmaya yol açan hem de aramış olduğu eleştiriyi kabul etmesine sebep olan dürtünün yaratmış olduğu çelişkili ruh haliyle eserini gözden geçirmeye başlamıştır. Tasso’da, başkalarının kendisine kötülük edeceğine düşünmesine sebep veren ruhsal bir buhran gelişir.  Bu rahatsızlığa kendi dininin gelenekleri hakkında mantıksız vicdan rahatsızlığı eşlik eder, şiddetli bunalımlara tutulur ve ilerleyen yıllarda da Ferrara şehrinden ani ayrılmalar baş gösterir. Sonrasında ise Ferrara Dükü’nün emriyle 1579-1586 yıllarında Santa Anna Hastanesi’ne yatırılır (35-42 yaşında). Bu hapis süresince Tasso, birçok felsefi ve ahlak konulu diyalog tarzında eserlerin yanı sıra sayısız mektup yazar ki bunlar 16. yüzyıl İtalyan nesir sanatının en iyi örneklerindendir.  1581 yılında Kurtarılmış Kudüs ( Gerusalemme liberata) ilk baskısı ile  Şiirler ve Nesir’in (Rime e prose) ilk bölümleri basılır (37 yaşında). İtalyan eleştirmenler arasında bir tartışma başlamıştı. Bu tartışmada Tasso’nun epiği kendi içinde barındırdığı değerler ve onun kendisinden önce gelen Ludovico Ariosto’nun kahramanlık konulu şiiri Öfkeli Orlando (Orlando furioso) tartışılmıştır ki Tasso da bu tartışmaya 1585 yılında Özür  (Apologia) adlı eseri ile katılmıştır (41 yaşında).
     1586 yılının Haziran ayında kendisini sarayında ağırlayan Mantua Prensi Vincenzo Gonzaga’nın araya girmesiyle Tasso, Santa Anna’dan taburcu edilir(42 yaşında). Yaratıcı ilhamının geri gelmesinden sonra- ki Mantua’da 1587’de Galealto  adlı eserini tamamlar ve başlığını Re Torrismondo  olarak değiştirir- önceki ruhsal rahatsızlığının parçası olan sessizliğine yeniden gömülür ve Matua’dan kaçar. 1605’te Zeytin Dağı (Monte oliveto) ve   1607’de de Yaratılışın Yedi Günü (Le sette giornate del mondo creato)  adlı din konulu şiirlerini çoğunlukla Roma ve Napoli arasında dolaşarak yazdı. 1592 yılının Mayıs ayında Papa 8. Clement’in yeğeni olan Kardinal Cinzio Aldobrandini tarafından Roma’da konukseverlikle karşılanır. Kendisini destekleyen efendisine, 1593’te basılan Fethedilmiş Kudüs  (Gerusalemme conquistata) yeni bir baskısını ithaf eder ki Tasso’nun, zamanın edebi ve ahlaki önyargılarına son boğun eğişinin ne ölçüde olduğunu gözler önüne seren şiirsel bir başarısızlıktır. Meryem’in Gözyaşları (Lagrime di Maria Vergine) ve İsa’nın Gözyaşları( Lagrime di Gesù Cristo) adlı iki dini içerikli şiir daha yazar ve 1594 yılının Haziran ayında Epic Şiiri Üzerine Dersler(Discorsi del poema eroico ) adlı eserinin basıldığı Napoli’ye tekrar gider. Bu bilimsel incelemesinde, epiğinin yeni uyarlamasını değişmiş olan şiirsel sanat anlayışına göre savunmayı denemiştir. Tasso’nun 1594’te Kasım ayında Roma’ye dönmesiyle, Papa ona her yıl düzenli bir maaş vermeyi ve kendisini “Mümtaz Şair” ilan etmeye söz verir. Ancak Mart ayında hastalanan Tasso,  San Onofrio Manastırı’na taşınır ve birkaç hafta içerisinde de vefat eder (50 yaşında).  
Torquato Tasso’nun En büyük Eseri: Kurtarışmış Kudüs Destanı
      Türkçeciler.com (2007) adlı internet sitesinde de belirtildiği gibi Kurtarılmış Kudüs, I. Haçlı Seferi'nde Kudüs'ün kazanılmasını anlatan bir destandır.  Antakya'nın alınmasından sonra Godefroi de Bouilon'un komutası altında ki I.Haçlı ordusu, Kudüs’e doğru ilerler. Armida isimli büyücü bir kız birçok Haçlı askerine büyü yaparak esir eder. Bu da Haçlı ordusunu zor duruma sokar. Tancredi adlı şövalye Müslüman bir savaşçı kız olan Clorinda'ya âşık olur; ancak bir karşılaşma esnasında tanımadan onu öldürür. Antakya kralının kızı olan Müslüman Erminin, Tancredi'ye aşık olur ve savaşta yaralanan Tancredi’yi  tedavi eder. Büyücü Armida'nın esir ettiği şövalyeler kurtulup orduya dönmesiyle son savaş başlar ve Kudüs alınır.
     Tasso, Homeros'un İliada  adlı destanını örnek olarak almıştır. İliada da Yunanlılar Agamemnon'un komutası altında Troia şehrini kuşatır ve alırlar. Kurtarılmış Kudüs'te de, Avrupalılar Godefroi de Bouillon'un komutası altında Kudüs şehrini kuşatır ve alırlar.
Aminda
    Süheyla Öncel’in (2006) KitapDergisi.net adlı internet sitesinde de belirtmiş olduğu gibi Aminda, 1573'de yazılmış ve aynı yıl Ferrara sarayında oynanmış. Beş perde içeren pastoral bir drama olan Aminda’nın konusu oldukça basittir: Güzel ve çekingen çoban kızı Silvia, kendisine gönlünü kaptıran Aminta'ya yüz vermez.  Zira başlıca arzusu doğa ile başbaşa olmak avlanmaktır. Arkadaşı Dafne,  Aminta'nın sevgisine karşılık göstermesi için Silvia'yı yumuşatmaya çalışırken Tirsi de çekingenliğini yenip Silvia'ya daha kararlı biçimde yaklaşması için Aminta'ya aşkı için yardımcı olur. Ancak tüm çabalar boşunadır. Birgün Silvia,  ormanda yabani bir hayvandan kaçarken başörtüsünü düşüşür. Kana bulanmış örtüyü görenler Silvia'yı kurtların parçaladığını düşünerek olayı Aminta'ya bildirirler. Kahrolan Aminta hayatına son vermek ister ve kendini kayalıklarda aşağı atar. Silvia,  Aminta’nın yaptıklarını duyunca pişman olur ve onu sevdiğini anlar ve sonunda o da kendini öldürmeye karar verir; ancak  öncelikle  sevgilisini gömecektir. O sırada Aminta'nın  aşağı düşerken kayalardaki çalılara takılıp kaldığı ve  ölümden dönmüş olduğu anlaşılır. Sonunda Aminta'nın uzun zamandır kendisine aşık olduğu Silvia’dan aşkına karşılık gelir ve sonunda evlenirler. Eser, dramatik olmaktan çok lirik özellik taşır. Olayın dokusundaki ana eylemlerin hemen hiçbiri sahnede gelişmez, çeşitli kişiler arasındaki konuşmalarla aktarılır. Her perdeden sonra sahnede sergilenen eylemleri şiirsel bir şekilde açıklayan bir koro vardır.  Ozan gerçekte çoban şiirinin basit örtüsü altında Ferrara'daki saray çevresini gizler. Yapıtın kişileri semboliktir ve her biri sarayın bir adamını simgeler. Tirsi kurmaz bilgeliği, saray yaşamının zevk ve sefasına doymuş hali, gerçekleşemeyecek arzulardan kaynaklanan gizli huzursuzluğu simgeler. Dafne aşk oyunlarında ustadır; ama her güzelliğin kaybolup gittiğinin bilincinde olgun bir saray hanımını simgeler. Saray; incelik, nezaket, kültür ve uygarlık merkezi olarak tasvir edilir. Bu şatafatlı görüntüsünün karşısında sarayın gerçek yüzü yoktur. Tasso yapıtı kaleme alırken pastoral türün Vergilius ve Theocritus'dan Poliziano ve Sannazaro'ya değin tüm eski ve yeni örneklerini göz önünde tutmuştur.
What weeping, or what dewfall,   Ağlamak mı yoksa çiğ damlası mı
What weeping, or what dewfall,            Ağlamak mı yoksa çiğ damlası mı
Whose then were those tears,                     kimin göz yaşlarıdır o vakit benim gördüğüm
Flung from night’s cloak, I saw,                gecenin gizeminden ve yıldızların o ak çehresinden,
And the white face of the stars?                  fırlayan?
Why was the white moon sowing                     Ne diye ekmektedir beyaz ay
A pure cloud’s crystal mass                               tertemiz bir bulutun kristal kütlesini
In the lap of fresh new grass?                            körpecik yeşilliğin kucağına
Why were the winds heard, blowing,               Ne diye duyulur rüzgarların
Through the dark air, round and round,         zifri havada durdurak bilmeyen esişi
Till dawn, with mournful sound?                       kederli bir sesle şafak vaktine değin
Were they perhaps the strife                               Belki de onlar senin gidişine,
Of your going, life of my life?           hayatımın aşkının gidişinin sebep olduğu çekişmeleridir.
Torquato Tasso                                          Torquato Tasso


Tasso’nun Eserlerindeki Temel Özellikler:
·         Olaylar genellikle açık havada, doğada geçer. Doğanın öğelerinde de hüzün egemendir.
·         Issız yerler, göz alabildiğine uzanan kumsallar, uçsuz bucaksız denizler, yıkıntılar, karanlık geceler, öldürücü kuraklık ya da yağmur ve fırtına şiirin sayfalarını doldurur.
·         Bazen acayip yankılar yapan karanlık bir orman insanı ürpertir ya da dallar arasında esen rüzgâr hüzün uyandırır. Bu doğa görünümleri insanda yalnızlık, barınaksız olma duygu ve kaygısını uyandırır, ona ölümlülüğünü anımsatırlar.
·         Yapıtın belli başlı kişileri de yalnızlık atmosferi ile sarılıdır. Ozanın ruhunu dinlemek ya da oyalanmak için değil, anımsamak ve feryat etmek için doğaya sığınır.
·         Konular oldukça çeşitlidir: aşk, anılar, din, övgü, v.b.
·          Gerusalemme Liberata; umutları kırılan, idealleri yıkılan bir gençlik çağının şiiridir; aldatıcı hayallerle beslenen ve hemen daima düş kırıklığı ile ya da ölümle sonuçlanan aşkın şiiridir.
·         Yaklaşık 1700 dolayında olan mektupları Taaso’nun iç dünyasını, huzursuzluğunu, acılarını, yorgunluğunu yansıtan bir yapıt niteliğindedir. Mektuplarının bir kısmı edebi ve felsefi konuları ele alır; fakat çoğunluğu onun günlük yaşamının olaylarını yansıtır ve kendi içsel yaşamını gösteren belgeler olarak önem taşırlar.
·         Rime, iki bin dolayında çeşitli türden (sonetto, canzone, madrigale v.b.) şiirler den oluşur. Konular oldukça çeşitlidir: aşk, anılar, din, övgü, v.b.. İçlerinde düşünce öğeleri taşıyanlar da vardır. Çağın şiirine özgü bir incelik ve zerafetin, teknik ustalığın göze çarptığı bu şiirler Tasso'nun duygu ve düşünce dünyasını yansıtırlar. Genellikle Petrarca'nın(14.yy) etkileri sezilen Rime Onaltıncı yüzyılın en başarılı şiir derlemesidir.
·         Tasso, Sant'Anna'da kaldığı yıllarda ve yaşamının bundan sonraki döneminde Platon'u örnek alarak sayısız diyalog yazdı. Konular ahlâki ve edebidir: aşk, güzellik, soyluluk, erdem, saray yaşamı, oyun, eğlence, şiir v.b.
Sonuç
      Gerusalemme liberata’nın birçok Avrupa diline çevrilmesi ve taklit edilmesi uzun zaman almaz; ancak basımını takip eden bu çalkantılı kabulleniş Tasso’nun melankolik kişiliğinin daha da kötüleşmesine sebep oldu. Pastoral bir drama olan Aminta adlı eserinde de görüldüğü üzere Tasso’nun bu melankolik ruh hali kısmen kendisinin sahip olduğu keyfe düşkün idealleri ile  Roma Katolik Kilisesi’nin Protestanlığı yeniden canlanması üzerine yapmış olduğu Reform Karşıtlığı’nın katı törelliğinin dini görüşleriyle uyum içerisinde olması arzusuyla ortaya çıkan karmaşadan kaynaklanmaktadır Şairin hayatındaki huzursuzluğu, ruhsal rahatsızlığı, varsayılan aşkları ve sözüm ona yapılan zulümler kendisi hakkında bir efsanenin doğmasına sebep olmuştur. Tasso ilkin 17. yüzyılda edebi bir kişilik, sonrasında ise 18. ve 19.yüzyılda da karalanmış ve yanlış anlaşılmış dahi adam olarak gösterilmiştir. Modern eleştiri kuramı, Tasso’nun hayatındaki acayipliğe ve zamanının ahlaki yönden kararsız olan özelliğine değinmektedir. 

Referanslar:
Tasso, Torquato . (n.d). In Encyclopædia Britannica. Erişim tarihi: 7 Nisan  2012, http://www.britannica.com/EBchecked/topic/584002/Torquato-Tasso

Kurtarılmış Kudüs. (2007). Türk Dili ve Edebiyatı. Erişim tarihi: 7 Nisan 2012, http://www.turkceciler.com/tasso.html

Öncel, Süheyla.(2006). Torquato Tasso. Erişim tarihi: 7 Nisan 2012, http://www.kitapdergisi.net/MAKALE.asp?HABERID=154

Tasso, Torquato.(April 20, 2010).“What weeping or what dewfall”.Erişim tarihi: 7 Nisan 2012, http://www.poemhunter.com/poem/life-of-my-life-you-seem-to-me/

Yardımcı Kaynaklar:





No comments: