Kadın, Evlilik.... Legal Kahpelik
"If your pain is Turkish, speak it out, then, in Turkish."Ben kendisine taş atılmasından hoşlanan bir yazarım. Nitekim uzun süredir kollarımdaki morlukların geçtiğini fark edip "Yenilerinin yapılmasının, eskilerinin tazelenmesinin vaktidir..." düşüncesiyle yeni bir iş arayışı içerisine girdim. Evde oturmuş internetten haber sitelerini gezerken birden ne kadar vefalı bir evlat olduğum sıfatını bana kazandıran annem geldi aklıma. Onu kullanmakta zorlandığım i-phone'umdam aradım. Bana çıkmak üzere olduğunu ve bir sohbete katılması gerektiği söyledi. Bu "sohbet" kelimesi hayli çekici geldi bana. Beni beklemesini söyledim, arabama atladığım gibi soluğu sohbetin olduğu binada aldık. Önünde durduğumuz binaya doğru giren, başı örtülü şişman teyzeler, baştan aşağı siyahlar içindeki kadınlar... Biz de atalarımızdan bize miras kalan koyun içgüdüsü ile kalabalığı takip ettik. 15 dakika gibi bir süre içerisinden başıörtülü teyzelerin ellerine Kur'an-ı Kerim'i alıp okumaya başladıklarını gördüm. Kısacası insanlar buraya "Allah'ı" anmaya gelmişlerdi. Zaman ilerledikçe yaşlı kadınların odanın içerisindeki oksijensizlikten midir nedir, uyuklamaya ve hatta horlamaya başladıkları gördüm. Burada ne işim olduğunu ve buradan bana malzeme çıkmayacağını düşündüğüm vakit teyzelerin kutsal kitabı okumayı bıraktıklarını fark ettim ve birkaç kişinin oksijensiz salondan kaçarcasına ayrıldığını ve ellerinde dolma, lokma, üstünde tavuk parçalarının olduğu pilavlı tabaklarla içeri tekrar girdiklerini gördüm. Sanırsam ruhani açıdan kendilerini doyurduklarını ve şimdi ise bedenen doyuma geçme vaktinin geldiğini anlamışlardı. Yemek sırasında, bir kişinin, toplanma sebeplerinin önemini belirten "öğütsel" konuşmasından sonra, "Amaan, Allah aşkına, hepimiz birer kahpe değil miyiz..." lafını duydum. Malzeme çıktı sevinciyle yan odaya koştum, başladım dinlemeye. Konuşan kişi 45 dakika önce apartmana baştan aşağı kara bir örtüyle girmiş olan kadındı:
Burchinymous
" Amaaan, Allah aşkına, hepimiz birer kahpe değil miyiz? "
Konunun devamı, kadının sözlerini daha açıklayıcı nitelikteydi, çünkü ilerleyen saniyeler içerisinde kendisini ve etrafında evli olan kadınları neden "kahpe" diye nitelendirmesini açıklayan sebepleri, kocasıyla yaptığı fantezileri ve benim bile şu "modern" halimle aklıma gelmeyecek şehvetli öykülerini oradaki izleyicileriyle paylaşmıştı.
Başta itici gelen konu eve vardığımızda bana ilham kaynağı niteliğindeydi. Eve gittiğimde oturup düşünmeye başladım.
Bir erkek seçiyorsun, onu sevdiğini devlete "beyan" ediyorsun; beyaz, tüllü bir elbise giyiyorsun, ta ta... Gece sevdiğini düşündüğün erkeğin "karısı" sıfatı "altında" geçiriyorsun.
Peki, seni karılık gibi "üstün" bir sıfata yerleştiren ve kahpe olmaktan kurtaran şey nedir gerçekten de? Devlet tarafından sana istediğin kişiyle sevişebileceğin iznini veren o "deftercik" mi?
Aslına bakarsanız, sorduğum soruların cevabını, o gün "tanrısal buluşma" 'da, kendisiyle iki çift kelime etmemiş olduğum kara çarşaflı kadından almıştım. Artık fazla ileri gitmemin âlemi yok değil mi?
Zaten hepimiz birer kahpe değil miyiz?
No comments:
Post a Comment